Butlan Kararını Yeni Bir Umuda Dönüştürmek: Özel ve İmamoğlu’na Çağrı
“Mutlak butlan kararı bir son değil; doğru okunursa tarihin en cesur siyasi hamlelerinden birine kapı açan bir davet olabilir.”

SÜLEYMAN ULUKUŞ
-CHP hakkında verilen mutlak butlan kararı, ilk bakışta siyasi bir yıkım gibi görünüyor. Oysa siyaset, alınan ağır darbeleri büyük fırsatlara dönüştürme sanatıdır. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun önünde, cesaret gerektiren ama tarihin tanıklık ettiği emsal kararlarla desteklenen bir yol açılıyor. Bu yolun adı yeni bir parti; bu partinin ruhu ise ideolojik kısıtlamalardan azade, merkezde konumlanan herkesi kucaklayan geniş bir demokrasi çatısı olmalı.
Butlan kararını siyasi bir felç olarak değil, bir yeniden doğuş vesilesi olarak okumak gerekir. Özel ve İmamoğlu, CHP'nin tarihsel mirasının yarattığı ağır yükle mücadele etmek yerine, o mirası geride bırakarak taze bir zemine adım atabilirler. Burada önerilen hamle somuttur: mümkün olan en kapsayıcı isimle, ideolojik sembollerden arındırılmış bir çatı altında yeni bir siyasi parti kurmak. Benim isim önerim "Demokrasi Mücadelesi Partisi". Böyle bir isim, ideolojik vurgu olmaksızın demokrasiyi sahiplenmek isteyen herkesi aynı çatı altında toplanmaya davet eder. Amblem de aynı anlayışla tasarlanmalı: altı ok ya da herhangi bir ideolojik simge değil, birleştirici ve özgün bir sembol olmalı.
"Doğru zamanda atılan cesur bir adım, kaybedilmiş görünen bir oyunu kazanmaya yeter."
Tarih, bu tür hamlelerin işe yaradığını defalarca kanıtlamıştır. Recep Tayyip Erdoğan, hapisten çıkıp Milli Görüş çizgisinde yol almayı bırakarak AKP'yi kurduğunda, kendi siyasi çevresi bu adımı eleştirmişti. Oysa o gün alınan risk, bugünkü iktidarın temel taşı oldu. Macaristan'da Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi de benzer bir cesaretin ürünüdür: Magyar kurulu düzeni içeriden aşındırmak yerine dışarıdan yeni bir yapı kurmayı tercih etti ve kısa sürede ülkenin önde gelen muhalefet gücü haline geldi. Sonrasında ise Magyar, geçtiğimiz ay 12 Nisan’da yapılan seçimlerde 16 yıllık Orban iktidarını ezici bir sonuçla yendi ve iktidarı devraldı. Bu örnekler, siyasi konjonktürün olgunlaştığı anlarda hayata geçirilen cesur kararların ne denli dönüştürücü olabileceğini göstermektedir.
Öte yandan CHP çatısı altında muhalefet yapmanın yapısal handikabı da göz ardı edilemez. Türk siyasi tarihine bakıldığında, sağ seçmenin CHP'ye olan mesafesinin köklü ve derin olduğu görülür. Bu mesafe salt bir tercih meselesi değil, on yıllarca pekişmiş bir reflekstir. Dolayısıyla CHP adı altında yürütülen bir muhalefet mücadelesi, ideolojik olarak sağda duran geniş bir kitlenin kapısını çalmak yerine, bu kitleyi başka adrese yönlendirme riskini taşıyor. Oysa yeni ve ideolojik bağlardan bağımsız bir çatı, CHP karşıtlığı olan sağ seçmene meşru bir liman sunacaktır. Söz konusu parti, demokrasiye inanan, hukuk devletini savunan, ama CHP ile aynı yerde konumlanmak istemeyen milyonların toplanabileceği bir siyasi oluşum olabilir.
Sonuç itibarıyla butlan kararı, Özel ve İmamoğlu’nun hamlelerine bağlı olarak ya tarihin en büyük siyasi yenilgilerinden biri olarak hafızalara kazınacak ya da yeni bir umudun başlangıç noktası olarak anılacaktır. Özel ve İmamoğlu, CHP içindeki koltuk kavgasını sürdürmek yerine bu tarihsel anı doğru okuyabilirse, Türkiye siyasetine gerçekten yeni bir sayfa açabilirler. Demokrasi mücadelesi, bazen bilinen sahneyi terk edip yeni bir sahnede boy göstermeyi gerektirir. O cesaret şimdi, tam da bu anda kendini göstermelidir.
SÜLEYMAN ULUKUŞ 22.05.2026
