Artık Sorunları Konuşmak Değil, Sonuç Almak Zorundayız

Isparta’yı sevmenin yolu yalnızca güzelliklerini anlatmaktan geçmiyor. Şehrin eksiklerini açıkça konuşmak, yapılan doğru işleri desteklemek ve çözülemeyen sorunların takipçisi olmak da bu sevginin bir parçasıdır.

Köşe Yazıları Yayın: 04 Eylül 2026 - Cuma - Güncelleme: 04.09.2026 19:24:00
Editör - Haber Merkezi
Okuma Süresi: 5 dk.
Google News

 

Isparta’yı sevmenin yolu yalnızca güzelliklerini anlatmaktan geçmiyor. Şehrin eksiklerini açıkça konuşmak, yapılan doğru işleri desteklemek ve çözülemeyen sorunların takipçisi olmak da bu sevginin bir parçasıdır.

Bugün Isparta’nın gündemine baktığımızda su, ulaşım, ekonomi, üniversiteler ve şehirleşme başlıklarının öne çıktığını görüyoruz. Bunların hiçbiri yeni değil. Asıl mesele, yıllardır konuşulan sorunların ne kadarının çözüme kavuştuğudur.

Eğirdir Gölü hepimizin meselesi

Isparta’nın en önemli gündem maddesi hiç kuşkusuz sudur. Eğirdir Gölü yalnızca güzel bir manzara veya turizm alanı değildir. Kentin içme suyu, tarımsal üretimi, doğal hayatı ve geleceği açısından yaşamsal öneme sahiptir.

Son yağışlarla göl seviyesinin 25 santimetre yükselmesi ve daha önce birbirinden ayrılan kesimlerin yeniden birleşmesi umut verici bir gelişme oldu. Ancak birkaç yağışlı gün, yılların oluşturduğu tehlikeyi ortadan kaldırmıyor. 

Aksu Havzası’ndan Eğirdir Gölü’ne yılda 42 milyon metreküp su aktarılmasını hedefleyen projenin ilerlemesi önemli. Fakat yalnızca göle dışarıdan su taşımak yeterli olmayacaktır. Tarımsal sulama yöntemleri, kaçak kuyular, su kayıpları ve gölü besleyen kaynaklar birlikte ele alınmalıdır. Aksi hâlde bugün kazandığımız suyu yarın yeniden kaybedebiliriz.

Dereboğazı Yolu artık bir vaat olmaktan çıkmalı

Isparta-Antalya Dereboğazı Yolu, şehrin yıllardır çözülemeyen meselelerinden biri olmaya devam ediyor. Her kazanın ardından aynı sözleri söylüyor, aynı talepleri dile getiriyor ve bir süre sonra gündelik hayatımıza geri dönüyoruz.

Oysa bu yol yalnızca ulaşım meselesi değildir. İnsan hayatı, turizm, ticaret, ihracat ve Isparta’nın Antalya ile kurduğu ekonomik bağ açısından stratejik öneme sahiptir. Üstelik heyelan ve kaya düşmesi gibi olaylar güzergâhın mevcut risklerini yeniden ortaya koymuştur.

Isparta’nın bu konuda ihtiyacı yeni bir açıklama değil; açık bir takvim, yeterli ödenek ve kesintisiz çalışmadır. Dereboğazı Yolu’nun güvenli ve bölünmüş yol hâline getirilmesi, siyasi görüş ayrımı olmaksızın şehrin ortak talebi olmalıdır.

Ekonomide rakamların arkasını okumalıyız

Kentte 2026 yılının ilk sekiz aylık bölümünde 289 şirket kurulurken 100 şirketin kapanması, ekonomik hareketliliğin yanında işletmelerin karşılaştığı güçlükleri de gösteriyor.

Yeni işletmelerin açılması sevindiricidir. Fakat önemli olan yalnızca şirket kuruluş sayısı değil, bu işletmelerin ayakta kalabilmesidir. Yüksek maliyetler, finansmana erişim sorunu, kira giderleri ve daralan iç piyasa özellikle küçük esnafı zorluyor.

Isparta’nın gül, elma, kiraz, lavanta, kozmetik ve orman ürünlerindeki gücü biliniyor. Artık bu ürünleri sadece ham madde olarak satmak yerine markalaştırmaya, işlemeye ve katma değerli biçimde ihraç etmeye odaklanmalıyız. Üreticinin kazandığı, gençlerin iş bulabildiği ve yerel işletmelerin büyüyebildiği bir ekonomik model kurulmadıkça açıklanan rakamların vatandaşın sofrasına yansıması sınırlı kalacaktır.

Üniversite ile şehir arasındaki mesafe kapanmalı

Süleyman Demirel Üniversitesinin 2026 YKS yerleştirmelerinde yüzde 99,2 doluluk oranına ulaşması Isparta açısından önemli bir başarıdır.

Ancak öğrencileri yalnızca ev kiralayan ve alışveriş yapan bir nüfus olarak görmek doğru değildir. Üniversiteler bilim, teknoloji, kültür ve girişimcilik üreten kurumlardır. SDÜ ve ISUBÜ’nün bilgi birikimi; tarımdan turizme, sanayiden çevre politikalarına kadar şehrin bütün alanlarına daha fazla yansıtılmalıdır.

Isparta öğrencinin birkaç yıl konakladığı değil, mezun olduktan sonra yaşamak ve üretmek istediği bir şehir hâline gelmelidir.

Isparta’nın ortak akla ihtiyacı var

Şehrin sorunları belli, imkânları da ortada. Eksik olan, kurumlar arasında güçlü koordinasyon ve kamuoyuna karşı sürdürülebilir bir hesap verme kültürüdür.

Belediyeler, milletvekilleri, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve basın; kişisel ya da siyasi tartışmaların ötesinde Isparta’nın ortak hedeflerinde buluşabilmelidir. Her proje için başlangıç tarihi, bütçe, gerçekleşme oranı ve tamamlanma takvimi kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Isparta’nın artık aynı sorunları tekrar tekrar konuşmaya değil, çözüm üreten ve sonuçları ölçen bir yönetim anlayışına ihtiyacı var. Çünkü bu şehir, sahip olduğu insan gücü ve doğal zenginliklerle çok daha iyisini hak ediyor.

 

Tuna Tokuç

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss