<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>Son Dakika Haberleri</title>
                  <link>https://www.havadis32.com/son-dakika-haberleri</link>
                  <description>En güncel Son Dakika Haberleri Haberleri. Son dakika Son Dakika Haberleri haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'la görüştü</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi yaparak İran bağlamında ilan edilen ateşkesi ve bölgedeki güncel gelişmeleri ele aldı.

ANKARA (İGFA) -Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, İran Ateşkesi ve bölgesel gelişmeleri görüştü.

İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan görüşmeye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile dün gece itibarıyla İran konusunda ilan edilen ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 gün süren zorlu süreç sonrası aralanan iki haftalık fırsat penceresinin kalıcı barış için iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı ve sürecin sabote edilmesine izin verilmemesi çağrısında bulundu. Erdoğan, görüşmede ayrıca Pakistan başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle yürütülen çözüm çabalarına Türkiye’nin desteğinin artarak devam edeceğini de ifade etti.

Liderler, bölgesel istikrar ve güvenliğe ilişkin iş birliğinin önemine vurgu yaptı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1775663248-149_large.webp</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1775663248-149_large.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1775663248-149_large.webp"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1775663248-149_large.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/cumhurbaskani-erdogan-trumpla-gorustu-4331</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Kişisel veri ifşasında yeni dönem ve site yönetimlerine hukuki uyarı!</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Resmi Gazete kararıyla, site yönetimlerinin aidat borcu gibi kişisel bilgileri paylaşması yasal dışı ilan edildi. Karar, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında “ifşa yoluyla tahsilat” yöntemine son veriyor. İhlal durumunda idari ceza ve tazminat söz konusu olabilir.

Ferhat YILDIRIM / İSTANBUL (İGFA) - İstanbul’un Başakşehir ilçesinde savcılık soruşturmasına konu olan Emlak Konut Başakşehir Evleri 1. etap 3. kısım site yönetimine yönelik tartışmalar, 31 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete kararıyla yeni bir boyut kazandı. Kararla birlikte, aidat veya bütçe borcu gibi nedenlerle kişisel bilgilerin site panolarında, WhatsApp gruplarında veya benzeri platformlarda paylaşılmasının açık biçimde hukuka aykırı olduğu net biçimde ortaya kondu.

Uzmanlara göre söz konusu düzenleme, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında uzun süredir tartışılan “ifşa yoluyla tahsilat” yöntemine son noktayı koyuyor. Buna göre bir kişinin borç bilgisi yalnızca ilgili kişiyle sınırlı kalmak zorundadır. Aksi durum hem idari yaptırım hem de cezai sorumluluk doğurur.

 

Başakşehir’deki sitede yaşanan tartışmalar da bu kararın sahadaki yansıması olarak dikkat çekiyor. Site sakinleri, geçmişte borç listelerinin açık şekilde paylaşılmasıyla hedef gösterildiklerini ve bunun ciddi bir mahremiyet ihlali yarattığını dile getiriyor.

Yeni düzenleme sonrası konuşan site sakinleri, artık kendilerini daha güvende hissettiklerini belirterek “Bu tür ihlallerin cezasız kalmayacağını biliyoruz” görüşünü paylaşıyor. Özellikle kişisel verilerin korunmasına yönelik farkındalığın artmasıyla birlikte benzer uygulamaların hızla sona ermesi bekleniyor.

 

Öte yandan, site yönetimlerinin gelir tahsil etme sorumluluğu devam ederken, bu süreçte kullanılacak yöntemlerin hukuka uygun olması zorunlu hâle geldi. Hukukçular, “ölçülülük” ve “mahremiyet” ilkelerinin artık göz ardı edilemeyeceğini vurguluyor.

Kararın ardından gözler, daha önce benzer uygulamalara imza atan yönetimlere çevrildi. Yeni dönemde, kişisel veriyi ifşa eden yöneticiler hakkında hem şikâyet hem de resen işlem yapılmasının önü açılmış durumdadır.

Gelişmeler, site yaşamında sadece fiziki güvenliğin değil, dijital ve hukuki güvenliğin de en az onun kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

31 MART 2026 TARİHLİ RESMÎ GAZETE KARARI NE GETİRİYOR?

31 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan KVKK’nın 2026/348 sayılı kararı ile ilgili düzenleme, kişisel verilerin korunmasına ilişkin uygulamalarda önemli bir netlik sağladı. Karar, özellikle site yönetimleri, apartman yöneticileri ve benzeri idari yapıların sıklıkla başvurduğu “ifşa yoluyla tahsilat” yöntemini açık biçimde hukuka aykırı kapsamına aldı.

Düzenlemeye göre; aidat borcu, ödeme durumu, iletişim bilgisi gibi kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın üçüncü kişilerle paylaşılamaz. Bu verilerin pano, ilan, dijital platform ya da mesajlaşma gruplarında duyurulması, veri güvenliği ve mahremiyet ihlali olarak değerlendirilir. Bu tür paylaşımlar, yalnızca özel hayatın gizliliğini zedelemekle kalmaz; aynı zamanda kişiyi hedef hâline getirebilecek sonuçlar doğurduğu için hukuki yaptırımları da beraberinde getirir.

Kararın dayandığı temel çerçeve, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun işleme”, “amaçla sınırlılık” ve “ölçülülük” ilkeleridir. Buna göre veri işleme faaliyeti, amacını aşacak şekilde genişletilemez ve üçüncü kişilere ifşa edilemez.

 

Yeni düzenlemeyle birlikte:

• Kişisel veriyi hukuka aykırı şekilde yayan yönetimler hakkında idari para cezaları uygulanabilir,
• İhlalin niteliğine göre ceza hukuku kapsamında da işlem yapılabilir,
• Mağdurlar, tazminat talebiyle yargı yoluna başvurabilir.

Uzmanlar, bu kararın özellikle toplu yaşam alanlarında uzun süredir “alışkanlık” hâline gelen uygulamaları sona erdirecek nitelikte olduğunu vurguluyor. Artık site yönetimleri, tahsilat süreçlerini yalnızca ilgili kişilerle sınırlı ve gizlilik esasına uygun yöntemlerle yürütmek zorundadır.

Bu çerçevede karar, sadece bir idari düzenleme değil; aynı zamanda site yaşamında mahremiyetin korunmasına yönelik bağlayıcı bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/kisisel-veri-ifsasinda-yeni-donem-ve-site-yonetimlerine-hukuki-uyari-1775648966-897_large.webp</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/kisisel-veri-ifsasinda-yeni-donem-ve-site-yonetimlerine-hukuki-uyari-1775648966-897_large.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/kisisel-veri-ifsasinda-yeni-donem-ve-site-yonetimlerine-hukuki-uyari-1775648966-897_large.webp"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/kisisel-veri-ifsasinda-yeni-donem-ve-site-yonetimlerine-hukuki-uyari-1775648966-897_large.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/kisisel-veri-ifsasinda-yeni-donem-ve-site-yonetimlerine-hukuki-uyari-4330</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Keşanlı siyasetçi M. Tolga Akalın Anahtar Parti’ye katılıyor</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İYİ Parti’nin eski Genel Başkan Yardımcısı ve genel başkan adaylarından Keşanlı M. Tolga Akalın, Yavuz Ağıralioğlu’nun liderliğini yaptığı Anahtar Parti (A Parti) saflarına katılıyor.

Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Siyasi arenada hareketli günler yaşanmaya devam ederken, İYİ Parti’den ayrılan önemli isimlerin yeni adresi netleşiyor.

İYİ Parti’nin kurucu kadrolarında yer alan ve genel başkanlık yarışında dikkat çeken isimlerden biri olan M. Tolga Akalın, siyasi yolculuğuna Anahtar Parti çatısı altında devam etme kararı aldı.

İYİ Parti’de Meral Akşener sonrası genel başkanlığa aday olan ve teşkilatlar üzerinde güçlü bir etkisi bulunan M. Tolga Akalın, partisinden istifa etmesinin ardından tercihini A Parti’den yana kullandı.

Akalın’a rozeti, 9 Nisan Perşembe günü Ankara’da düzenlenecek basın toplantısı ardından Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu takacak.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/mehmet-tolga-akalin-ridvan-uz-a-destek-verdi-1718350177-17_large.webp</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/mehmet-tolga-akalin-ridvan-uz-a-destek-verdi-1718350177-17_large.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/mehmet-tolga-akalin-ridvan-uz-a-destek-verdi-1718350177-17_large.webp"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/mehmet-tolga-akalin-ridvan-uz-a-destek-verdi-1718350177-17_large.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/kesanli-siyasetci-m-tolga-akalin-anahtar-partiye-katiliyor-4329</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Arıkan: Sistem sorunu var! Belediyeleri pavyona çevirdiler!</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’deki DEVA, Gelecek ve Saadet Partilerinin kurduğu Yeni Yol Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada yerel yönetimlerdeki gelişmelere tepki göstererek, yaşananların bireysel değil sistemsel bir sorun olduğunu söyledi.

ANKARA (İGFA) - Yeni Yol Partisi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, son haftalarda belediyelere ilişkin gündeme gelen gelişmeleri değerlendirdi.

Belediyelerde yaşanan sorunlara dikkat çeken Arıkan, “Belediyelerden akan cerahat ortada” ifadelerini kullanarak, durumun yalnızca birkaç kişinin hatası olarak görülemeyeceğini belirtti.

“Ortada bireysel bir hata değil, topyekûn kokuşmuş bir sistem problemi var" diyen Arıkan, "Öyle bir düzen kuruldu ki, bu çarkın içine giren en dürüst insan bile bozulmak zorunda kalıyor” diyerek, kendilerinin 30 yıl önce 'Rüşvet alan da veren de melundur' yazdıkları belediyelerin bugün pavyona çevrildiğini öne sürdü.

 

Bizim 30 yıl önce 'Rüşvet alan da veren de melundur' yazdığımız belediyeleri bugün pavyona çevirdiler! pic.twitter.com/eW97bxRuo4

— Mahmut Arıkan (@mahmutarikansp) April 8, 2026

 

Türkiye’de iktidar ile vatandaşın gündeminin farklı olduğunu savunan Mahmut Arıkan, milletin önceliğinin ekonomi ve adalet olduğunu ifade etti.

Grup toplantısında bölgedeki gelişmelere de değinen Arıkan, savaş ve çatışmaların gölgesinde vatandaşın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini vurguladı.

Arıkan, siyasi gündeme ilişkin değerlendirmesinde ise iktidarın, seçimlerde kazanamadığı belediyeleri farklı yollarla elde etmeye çalıştığını öne sürdü.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/arikan-sistem-sorunu-var-belediyeleri-pavyona-cevirdiler-1775653029-877_large.webp</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/arikan-sistem-sorunu-var-belediyeleri-pavyona-cevirdiler-1775653029-877_large.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/arikan-sistem-sorunu-var-belediyeleri-pavyona-cevirdiler-1775653029-877_large.webp"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/arikan-sistem-sorunu-var-belediyeleri-pavyona-cevirdiler-1775653029-877_large.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/arikan-sistem-sorunu-var-belediyeleri-pavyona-cevirdiler-4328</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları, Mart 2026</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[  Aylık en yüksek reel getiri mevduat faizi (brüt)'te oldu   Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde %0,72, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise %1,08 oranlarıyla mevduat faizi (brüt)'te gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, Amerikan Doları %1,14, Euro %3,37, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) %3,87, külçe altın %5,01 ve BIST 100 endeksi %8,77 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise Amerikan Doları %0,79, Euro %3,03, DİBS %3,53, külçe altın %4,68 ve BIST 100 endeksi %8,45 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Finansal yatırım araçlarının aylık reel getiri oranları, Mart 2026 Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %10,03, TÜFE ile indirgendiğinde ise %7,57 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %5,03, TÜFE ile indirgendiğinde ise %7,15 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Finansal yatırım araçlarının üç aylık reel getiri oranları, Mart 2026 Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %29,21, TÜFE ile indirgendiğinde ise %24,97 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Euro Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %5,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise %8,26 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu Finansal yatırım araçlarının altı aylık reel getiri oranları, Mart 2026 Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %54,39, TÜFE ile indirgendiğinde ise %51,10 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) %4,20, DİBS %2,96 ve BIST 100 endeksi %0,27 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro %0,52 ve Amerikan Doları %7,04 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) %1,98 ve DİBS %0,76 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi %1,86, Euro %2,64 ve Amerikan Doları %9,02 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Finansal yatırım araçlarının yıllık reel getiri oranları, Mart 2026 Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/finansal-yatirim-araclarinin-reel-getiri-oranlari-mart-2026-4094.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/finansal-yatirim-araclarinin-reel-getiri-oranlari-mart-2026-4094.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/finansal-yatirim-araclarinin-reel-getiri-oranlari-mart-2026-4094.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/finansal-yatirim-araclarinin-reel-getiri-oranlari-mart-2026-4094.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/finansal-yatirim-araclarinin-reel-getiri-oranlari-mart-2026-4324</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:17:44 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Her 100 Bin Çocuktan 3’ü Lösemi Riski ile Karşı Karşıya!</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Çocukluk çağında görülen tüm kanserlerin %30-35’ini lösemiler oluşturuyor ve her yıl yaklaşık 100 bin çocuktan 3-4’üne lösemi tanısı konuluyor. En sık görülen akut lenfoblastik lösemi (ALL) özellikle 2-5 yaş arasındaki çocuklarda daha sık görülüyor. Günümüzde erken tanı, gelişmiş laboratuvar yöntemleri, kişiselleştirilmiş tedaviler ve destekleyici bakım sayesinde çocukluk çağı lösemilerinde iyileşme oranları % 90’ların üzerine çıkıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Barış Malbora, çocukluk çağı lösemileri hakkında bilgi verdi. Çocukluk çağı lösemileri hızlı ilerliyor Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişen bir kanser türüdür. Bu kontrolsüz çoğalma ile sağlıklı alyuvar üretimi azaltmakta, trombosit seviyeleri düşmekte ve normal akyuvarlar kontrolsüz çoğalmaktadır. Bu durumda vücutta kansızlık, sık enfeksiyonlar ile karşı karşıya kalınması ve morarma ve kanama gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Çocuklarda lösemilerin büyük kısmı akut lösemi şeklindedir ve hızlı ilerlemektedir. Bu belirtiler uzun sürüyorsa dikkat! Çocukluk çağında görülen lösemiler genel olarak üç ana grupta değerlendirilmektedir. Bunların içinde en sık rastlanan tip olan akut lenfoblastik lösemi (ALL) olup çocukluk çağı lösemilerinin yaklaşık %75–80’ini oluşturmaktadır. Özellikle küçük yaş gruplarında daha sık görülmektedir. İkinci sıklıkta görülen tür akut miyeloid lösemi (AML)’dir ve ALL’ye göre daha nadirdir. Bunun dışında çocuklarda çok daha seyrek olarak görülen kronik lösemi türleri de bulunmaktadır. Löseminin tipinin doğru belirlenmesi, uygulanacak tedavinin planlanması ve başarı şansının artırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Lösemi hangi tip olursa olsun, belirtiler çoğunlukla kemik iliğinin sağlıklı kan hücresi üretememesi ve lösemi hücrelerinin organlara yayılması sonucu ortaya çıkmaktadır. İlk belirtiler genellikle sinsi başlamakta ve birkaç hafta içinde belirginleşmektedir. Kemik ve eklem ağrıları, lenf bezlerinde büyüme, karında şişlik ve dolgunluk hissi, iştahsızlık ve nedensiz kilo kaybı, ciltte döküntüler, diş etlerinde şişme ve kanamalar, baş ağrısı, kusma ve görme bozukluklarıdır. Bu belirtiler başka hastalıklarda da görülebilmekte; ancak uzun sürmesi halinde mutlaka çocuk doktoruna başvurulması gerekmektedir. Löseminin tipinin belirlenmesi tedavi için oldukça önemli Çocukta yukarıdaki belirtilerin görülmesi halinde klinik şüpheye dayalı olarak kan sayımı ve periferik yayma ile başlamaktadır. Kesin tanı ve risk sınıflaması için aşağıdaki ileri tetkikler sıra ile uygulanmaktadır. Bunlar şöyle sıralanmaktadır: Kemik iliği incelemesi: Kesin tanı için kalça kemiğinden özel bir iğne ile küçük bir örnek alınmaktadır. Bu inceleme, lösemi hücrelerinin varlığını göstermede en güvenilir yöntemdir. Hücrelerin ayrıntılı incelenmesi: Alınan örnekteki hücrelerin hangi lösemi tipine ait olduğunu anlamak için özel laboratuvar testleri yapılmaktadır. Bu sayede en uygun tedavi planı hazırlanmaktadır. Genetik incelemeler: Lösemi hücrelerinde bulunan genetik değişiklikler araştırılmaktadır. Bu bilgiler hastalığın seyrini öngörmeye ve tedaviyi kişiye özel planlamaya yardımcı olmaktadır. Belden sıvı alma işlemi: Bazı çocuklarda hastalığın beyin ve omurilik çevresine yayılıp yayılmadığını değerlendirmek için bel bölgesinden ince bir iğne ile sıvı örneği alınabilmektedir. Kan biyokimya testleri: Kanda bazı değerler ölçülerek hastalığın vücutta oluşturduğu etkiler ve tedavi süreci yakından takip edilmektedir. Görüntüleme yöntemleri: Gerekli durumlarda ultrason, tomografi veya MR gibi yöntemlerle vücuttaki diğer organlar değerlendirilmektedir. Bu testler hastalığın tipini belirleyerek en uygun tedavi planının yapılmasını katkı sağlamaktadır. Lösemide birçok tedavi seçeneği birlikte kullanılabiliyor  Çocukluk çağı lösemilerinde tedavi, hastalığın tipine ve risk grubuna göre şekillenen multidisipliner bir süreçtir. Çocukluk çağı lösemileri günümüzde yüksek başarı ile tedavi edilebilmektedir. Tedavide; kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapi, gerektiğinde kök hücre (kemik iliği) nakli ve destek tedavileri uygulanabilmektedir. Özellikle ALL’de güncel tedavi protokolleri ile başarı oranları oldukça yüksektir. Erken tanı konulan çocukların önemli bir kısmı tamamen iyileşerek sağlıklı yaşamlarına dönebilmektedir. Kemoterapi: Tedavinin ana omurgasını oluşturmaktadır. Kanserli hücreleri yok etmek için farklı evrelerde (indüksiyon, konsolidasyon, idame) uygulanan ilaç kombinasyonlarını içermektedir. Radyoterapi: Genellikle merkezi sinir sistemi ve erkek çocuklarda testis tutulumu olan veya yüksek riskli vakalarda kullanılmaktadır. Kök Hücre Nakli (Kemik İliği Nakli): Yüksek riskli veya nüks eden vakalarda uygulanmaktadır. Hedefe Yönelik Akıllı İlaçlar ve Moleküler Tedaviler: Klasik kemoterapinin aksine, sadece kanser hücresindeki belirli moleküler hedefi (mutasyonu) bulup yok edebilmektedir. Sağlıklı hücrelere verilen zarar minimal düzeydedir. İmmünoterapi: İmmünoterapide, bispesifik antikorlar ve CAR-T hücre tedavisi uygulanabilmektedir. Bispesifik antikorlar; bağışıklık sisteminin T hücrelerini lösemi hücresine bağlayan ve köprü görevi gören “akıllı” molekülleridir. CAR-T hücre tedavisi ise hastanın kendi T hücreleri laboratuvarda, lösemi hücrelerini tanıyacak ve yok edecek şekilde düzenlenmektedir. Özellikle nüks veya dirençli ALL’de %80-90’a varan yanıt oranları bildirilmiştir. Erken tanı alan çocuklarda tedavi başarısı oldukça yüksek Lösemi tanısı aileler için korkutucu olabilmektedir, ancak günümüzde çocukluk çağı lösemileri yüksek oranda tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer almaktadır. Donanımlı ve multidisipliner bir yaklaşım sunan merkezlerde erken tanı ve kişiye özel tedavi süreci başarıyı belirleyen en önemli unsurlardır. Erken tanı: Tedavi şansını ve başarı oranını yükseltir: Erken evrede yakalanan lösemilerde, tam iyileşme (remisyon) sağlama şansı %90’ın üzerine çıkabilmektedir. İlerlemiş veya komplikasyonlu vakalarda bu oran düşebilmektedir. Tedavinin yoğunluğunu ve yan etkilerini azaltır: Erken teşhis, hastalığın yayılmadan kontrol altına alınmasını sağlamaktadır. Bu da daha az agresif kemoterapi protokolleri, daha düşük ilaç dozları ve dolayısıyla daha az kısa ve uzun vadeli yan etki anlamına gelmektedir. Kök hücre nakli ihtiyacını azaltır: Erken ve etkili tedaviyle birçok hasta sadece kemoterapi ile iyileşebilirken, geç teşhis edilen ve yüksek riskli hale gelen hastalarda kök hücre nakli tek küratif seçenek olabilmektedir. Günümüzde aileden yarı uyumlu nakiller ile tedavi başarısı artıyor Kök hücre nakli alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler, çocukluk çağı lösemilerinin tedavisinde başarı şansını daha da artırmaktadır. Geçmişte tam uyumlu bir verici bulunamaması önemli bir sorun olarak görülürken, bugün anne, baba veya kardeş gibi aile bireylerinden alınan yarı uyumlu nakiller de güvenli ve başarılı şekilde uygulanabilmektedir. Ayrıca kordon kanından elde edilen kök hücrelerin özel yöntemlerle çoğaltılması, naklin başarı şansını yükseltmekte ve daha fazla çocuk için umut oluşturmaktadır. Nakil öncesinde uygulanan hazırlık tedavilerinin de daha güvenli hale gelmesi sayesinde çocuklar bu süreci daha rahat geçirmekte, yan etkiler ise geçmişe göre daha iyi kontrol altına alınabilmektedir. Tüm bu gelişmeler, özellikle dirençli veya tekrarlayan lösemi vakalarında tedavi seçeneklerini genişletmektedir.     Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/her-100-bin-cocuktan-3-u-losemi-riski-ile-karsi-karsiya-7936.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/her-100-bin-cocuktan-3-u-losemi-riski-ile-karsi-karsiya-7936.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/her-100-bin-cocuktan-3-u-losemi-riski-ile-karsi-karsiya-7936.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/her-100-bin-cocuktan-3-u-losemi-riski-ile-karsi-karsiya-7936.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/her-100-bin-cocuktan-3u-losemi-riski-ile-karsi-karsiya-4323</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 15:15:33 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Sanayicilere Altın Fırsat!</title>
                                <description><![CDATA[ Sav OSB’de Kiralık Alan.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Isparta’da sanayi ve üretim faaliyetlerine güç katacak önemli bir fırsat dikkat çekiyor. Sav Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan depo, hem yatırımcıların hem de üreticilerin radarına girdi.


Toplamda 360 metrekarelik kullanım alanına sahip olan depolar, 180’er metrekarelik iki bağımsız bölümden oluşuyor. İstenildiğinde ayrı ayrı, istenildiğinde ise tek parça halinde kiralanabilen alanlar, esnek kullanım imkanıyla öne çıkıyor.

Konum avantajı dikkat çekiyor

Depolar, Antalya yolu bağlantısına sadece 5 kilometre, ana yola ise 200 metre mesafede bulunuyor. Bu durum özellikle lojistik ve sevkiyat açısından işletmelere ciddi kolaylık sağlıyor. Yüksek tavan, çok amaçlı kullanım Yüksek tavanlı yapısıyla asma kat yapımına uygun olan depolar; depo, antrepo ya da üretim tesisi olarak rahatlıkla değerlendirilebiliyor. Bölgenin aktif iş yerleriyle dolu olması ise ticari potansiyeli artırıyor.

İrtibat: 0 546 475 44 46

]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/adsiz1-1775657974.png</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/adsiz1-1775657974.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/adsiz1-1775657974.png"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/adsiz1-1775657974.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/sanayicilere-altin-firsat-4327</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Mali Müşavirler Kahvaltıda Buluştu.</title>
                                <description><![CDATA[Uyumsoft Yazılım tarafından Barida Otel’de düzenlenen “Müşavir Pro+ Muhasebe Programı” lansman toplantısı, meslek mensupları ve ofis çalışanlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Uyumsoft Yazılım tarafından Barida Otel’de düzenlenen “Müşavir Pro+ Muhasebe Programı” lansman toplantısı, meslek mensupları ve ofis çalışanlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Oda Başkanı Uğur Aslan, meslektaşları ve ofis çalışanlarıyla birlikte programa katılım sağladıklarını belirterek, bu tür organizasyonların mesleki gelişim ve dijital dönüşüm açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Yeni nesil muhasebe çözümlerinin tanıtıldığı lansmanda, katılımcılara programın sunduğu yenilikler ve kullanım kolaylıkları hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Etkinlik, sektördeki güncel gelişmelerin paylaşılması ve meslek mensupları arasındaki etkileşimin artırılması açısından da verimli geçti.

Oda Başkanı Uğur Aslan, programa katılım sağlayan tüm meslektaşlara ve ofis çalışanlarına teşekkür ederek, benzer organizasyonların mesleki dayanışmayı güçlendirdiğini vurguladı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/44-1775656675.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/44-1775656675.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/44-1775656675.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/44-1775656675.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/mali-musavirler-kahvaltida-bulustu-4326</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Şehir Merkezine Nefes Aldıracak Proje! </title>
                                <description><![CDATA[Dev Otopark Geliyor]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[sparta’da şehir merkezindeki otopark sorununa çözüm olacak önemli projelerden biri için çalışmalar başladı. Pirimehmet Mahallesi 1740 Sokak’ta hayata geçirilecek Pirimehmet Katlı Otopark Projesi kapsamında, alanda bulunan metruk binalar yıkıldı.


Isparta Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, daha önce kamulaştırması tamamlanan ve uzun süredir atıl durumda bulunan yapıların yıkımı gerçekleştirildi. Çevre güvenliği açısından risk oluşturan bu binaların kaldırılmasıyla birlikte proje sahası hazır hale getirildi.

1.679 Metrekarelik Alanda Büyük Proje

Toplam 1.679 metrekarelik alanı kapsayan projede, yıkımın ardından oluşan hafriyat da ekipler tarafından temizleniyor. Böylece inşaat sürecinin önündeki engeller bir bir kaldırılıyor.

5 Katlı Otopark Geliyor

Planlamaya göre Pirimehmet Katlı Otopark; bodrum, zemin ve üzerine 5 kat ile çatı terasından oluşacak. Tamamlandığında çok sayıda araca hizmet verecek olan otoparkın, şehir merkezindeki park sorununu önemli ölçüde azaltması bekleniyor.

Trafik Rahatlayacak

Özellikle yoğun bölgelerde yaşanan park yeri sıkıntısının çözümüne katkı sağlayacak proje ile birlikte trafik yoğunluğunun da azalması hedefleniyor.

Şehirde Dönüşüm Devam Ediyor

Isparta Belediyesi yetkilileri, kentin farklı noktalarında benzer dönüşüm ve altyapı projelerinin devam edeceğini belirterek, yaşam kalitesini artırmaya yönelik yatırımların süreceğini ifade etti.

]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/otopark1-1775654889.jpeg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/otopark1-1775654889.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/otopark1-1775654889.jpeg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/otopark1-1775654889.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/sehir-merkezine-nefes-aldiracak-proje-4325</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Obruk gölü manzaralı 800 yıllık han ziyarete açılıyor</title>
                                <description><![CDATA[Konya turizminin önemli bir destinasyonu olması beklenen Selçuklu dönemi eserlerinden Obruk Hanı'nın restorasyon ve çevre düzenleme çalışması tamamlandı.
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Konya kent merkezine 70 kilometre uzakta, Konya-Aksaray kara yolunda yer alan Obruk Hanı'nın yapımı 13. yüzyıla tarihlendiriliyor.

Kitabesi bilinmeyen, Selçuklu kervansaray mimarisini yansıtan Obruk Hanı, adını bitişiğindeki Kızören Obruğu'ndan alıyor.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla "Kesin Korunacak Hassas Alan" ilan edilen Kızören Obruğu ve tarihi Obruk Hanı'nda yaklaşık 2 yıl önce Karatay Belediyesi tarafından restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışması başlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Konya Valiliğinin de desteğiyle yürütülen çalışma tamamlanarak, bölge ziyarete hazır hale getirildi.

"Hanın terasından obruk gölünü izlemek ayrı bir keyif olacak"

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, AA muhabirine, tarihi yapının ilçenin marka değerlerinden birisi olacağını söyledi.



Hanın zamanla yıkıldığını, tahrip olduğunu aktaran Kılca, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum'un destekleriyle çevre düzenlemesini ve restorasyonunu hamdolsun tamamladık. Burası merkeze 70 kilometre uzaklıkta, Konya ile Kapadokya güzergahı üzerinde yer alıyor. Turistlerin uğrak noktası, pandemiden önce günde yaklaşık 100 otobüsün uğradığı bir yer." dedi. 

Kılca, bölgenin turistlerin ilgi gösterdiği yerlerden olduğunu belirterek, bu alanı daha da zenginleştirip, konaklama yapılabilecek, sosyal alanların yer alacağı, ikramların olacağı güzel bir mekana çevirmek istediklerini belirtti.

"Burada önemli olan, tarihe sahip çıkmak. Yıkılmak üzere olan bu yapıyı turizme kazandırmış olduk." diyen Kılca, Kızören Obruğu'nun da turistlerin sıkça ziyaret ettiği bir yer olduğunu ifade etti.

Turistlerin bu coğrafi ve doğal güzellikleri görmeye geldiğini anlatan Kılca, bu alanın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmesi için de çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Kılca, "Han ve obrukla bütünleşen alanda görsel şölen sunmaya hazırlanıyoruz. Hanın terasından obruk gölünü izlemek ayrı bir keyif olacak. Güneşin doğuşu ve batışını görmek, ova ve oradaki tarihi zenginliklerin ayrıca bir güzellik katacağına inanıyorum." diye konuştu.



Tarihi hanın yazıtlı taşları dikkati çekiyor

Tarihi hanın duvarlarında dikkati çeken yazıtlı taşlara ilişkin ise Kılca, "Taşların üzerindeki yazılar Türkçe'ye çevrildi. Çok güzel hikayeler var. Dönemin yaşantısına ilişkin bizlere ve gelecek kuşaklara bilgi sunuyor. Onları da yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacağız." ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_cfcd70748256a70438d315afdf37ead4-1661168643.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_cfcd70748256a70438d315afdf37ead4-1661168643.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_cfcd70748256a70438d315afdf37ead4-1661168643.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_cfcd70748256a70438d315afdf37ead4-1661168643.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/obruk-golu-manzarali-800-yillik-han-ziyarete-aciliyor-4320</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:42:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title> 'Nüfuz genişletme' mücadelesi yaşanıyor.</title>
                                <description><![CDATA[Libya'da varlık gösteren silahlı güçlerin bağlı olduğu gruplar ve ittifakları sıklıkla değişiyor, bu da ülkedeki "nüfuz haritasında" her an ciddi anlamda değişi]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Libya'da Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Temsilciler Meclisi (TM) tarafından Başbakan atanan Fethi Başağa arasındaki siyasi bölünme ve nüfuz mücadelesi askeri kurumlar dahil diğer alanları da kapsıyor.

Başağa hükümetinin nüfuz alanı, Halife Hafter yanlısı güçlerin kontrolündeki doğu ve güney bölgelerin tamamına yayılıyor. Başkent Trablus'un içinde yer aldığı ülkenin batı bölgesi ise Dibeybe ve Başağa hükümetlerinin nüfuzlarını genişletme çekişmelerine sahne oluyor.

Ülkenin batı, doğu ve güney bölgelerindeki nüfuz haritası, mevcut ittifakların ve silahlı güçlerin değişimiyle yeniden şekillenebiliyor.

Batı bölgesi

Hem Dibeybe hem Başağa'nın Libya'nın batısındaki Misrata kenti sakinlerinden olmaları dolayısıyla bölgede büyük bir nüfuz çekişmesi yaşanıyor.

UBH Başbakanı Dibeybe ve TM'nin başbakan olarak atadığı Başağa, Misrata ve başkent Trablus'un yanı sıra yabancı diplomatik temsilcilikleri ile hükümet kurumlarının merkezlerini içinde bulunduran batı bölgesine hükmetmek için sıkı bir mücadele veriyor.

Batı bölgesinin en önemli kenti Trablus, neredeyse tamamen Dibeybe hükümetinin hakimiyetinde yer alıyor. UBH'nin Trablus'taki kontrolünü sağlayan güçler, "hükümete bağlı askeri birliklerin yanı sıra Anayasa ve seçimleri koruma gücü, istikrarı destekleme birimi ve şehrin kenar mahallelerinde konuşlanan diğer bazı birimlerden" oluşuyor.

Trablus'ta Başağa hükümetini destekleyenler arasında ise kentteki belediyelerden Suk Cuma'daki silahlı bir birim yer alıyordu. Ancak daha önce Başağa'nın kente girişini sağlama görevi sırasında çıkan çatışmalar sonucu kentteki nüfuzuna sınırlama getirildi.

Başkentin 200 kilometre doğusunda yer alan Misrata kenti de batı bölgesinin en güçlü askeri birliklerini sınırlarında bulunduruyor. Misrata'daki terörle mücadelede uzman "Ortak Operasyonu Gücü" Dibeybe hükümetinden yana saf tutarken, bölgedeki Hıttin ve El-Mahcub birimleri ise Başağa yanlısı olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte Misrata'da silahlı birimlerin çoğunluğu, iç savaş ihtimallerine karşı tarafsızlıklarını korumaya çalışıyor.

Trablus'a 50 kilometre batıdan komşu Zaviye kenti de Dibeybe ve Başağa hükümetleri arasında bölünmüş durumda.

Özellikle görevden alınan Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı Mustafa Sanallah'a yakın silahlı grupların Trablus'a karşı cephe almasıyla Başağa ve Dibeybe yanlısı güçler açısından yeni bir denge oluştu.

Başkentin 170 kilometre güneybatısında yer alan Zintan ise Batı Bölgesi Ortak Operasyonlar Odası Komutanı olan Usame el-Cuveyli Tugaylarının kontrolü altında bulunuyor. Cuveyli Tugayları, Başağa hükümetiyle ittifak halinde.

Zintan'da ayrıca Hafter yanlısı pasif güçler de var. 2020 yazındaki yenilgide kentten çekilmeyen Hafter, böylece orada bir aşiret desteği edindi.

Trablus ile Nefus Dağı arasında yer alan Reşfane bölgesinde ise El-Aziziye başta olmak üzere pek çok belde yer alıyor. Reşfane bölgesi, Cuveyli'ye bağlı Muammer ed-Dari liderliğindeki 55. Tugay'ın kontrolünde.

Tamamı Dibeybe hükümeti taraftarı Nalut, Yafran, Kabavu ve Jadu gibi batı dağlarında dağılmış durumda olan Amazig beldelerinde hafif ve orta silahlara sahip küçük askeri konseyler bulunuyor. Bu konseyler, ülkenin Tunus ile sınırında yer alan Vazin-Zehibe Sınır Kapısı'nı kontrol altında tutuyor.

Trablus ile Tunus sınırını birbirine bağlayan, Zaviye'nin yanı sıra Surman, Sabrata'nın yer aldığı batı sahil bölgesi, Amazig kenti olan ve Ras Cedir Sınır Kapısı yakınlarındaki Zuvara başta olmak üzere Dibeybe hükümetine bağlı bulunuyor.

Surman ve Sabrata'nın rolleri diğerlerine göre biraz daha sınırlı. Bu bölgeleri kontrol altında tutan Tümgeneral Salahaddin en-Nemruş, UBH'ye bağlı olmasına rağmen tarafsızlığını ilan etmişti.

Doğu Bölgesi (Burka Bölgesi)

Ülkenin doğu bölgesi Halife Hafter güçleri, Başağa, TM Başkanı Akile Salih tarafından kontrol altında tutuluyor.

Ancak TM tarafından atanan hükümetin, Trablus'taki görevlerini fiili olarak yerine getirmemesi, Merkez Bankasından bütçe alamaması ve göreve başladığı mart ayından bu yana uluslararası tanınırlığa ulaşamaması göz önüne alındığında Hafter'in Başağa'ya desteği sorgulanır hale geldi.

Libya Ulusal Petrol Şirketi Başkanı Mustafa Sanallah'ın görevden alınması ve yerine Hafter'e yakın bir ismin getirilmesinin ardından Hafter'in kontrolündeki bölgelerde yer alan petrol sahaları ve limanların kapatılması işine son verilmesi, mevcut ittifakların değişmesi olasılığının bir göstergesi.

Güney bölgesi (Fizan Bölgesi)

Doğu bölgesi gibi bölgenin merkezi Sebha başta olmak üzere Fizan'ın kentleri ve beldelerinin çoğu Hafter güçlerinin kontrolü altında bulunuyor. Hafter'in muvafakatı olmaksızın Başağa hükümetinin bu bölgede fiili bir yetkisi yok.

Buna karşın Dibeybe hükümeti, UBH'ye bağlı Korgeneral Ali Kinne'nin küçük askeri birliklerinin bulunduğu Ubari ve Gat kentleri arasındaki Tuareg bölgeleri ile ülkenin en güneyinde Çad sınırı yakınlarında bulunan ve Tebu kabilesinin kontrolü altındaki Murzuk beldesinde sınırlı bir nüfuza sahip.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/nufuz-genisletme-mucadelesi-yasaniyor-4319</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:40:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Türk satrancının 'ödül' gururu</title>
                                <description><![CDATA["Avrupa'nın Üstün Başarılı Yöneticisi" ödülünü alan Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay, "Biz üç Türk kadını olarak ödül aldık. Satranç sporu, Türk]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[AA Spor Sohbetleri'ne katılan Gülkız Tulay, Kadın Uluslararası Satranç Ustası Nilüfer Çınar Çorlulu'nun "Avrupa’nın Öne Çıkan Satranç Eğitmeni" ve milli sporcu Handenur Şahin'in "Avrupa’nın Mücadeleci Ruhuyla Öne Çıkan Engelli Kadın Oyuncusu" ödülünü alması, Türk satrancının geldiği nokta ve hayallerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Avrupa'nın Üstün Başarılı Yöneticisi" ödülünün kendi açısından son derece gurur verici olduğunu dile getiren Tulay, şunları söyledi:

"Ben bu ödülü Türk satrancı için, satranç sporu için aslında Türkiye için aldım. Bundan dolayı da ayrı bir gurur duyuyorum. Ödül gecesinde, orada biz üç Türk kadını olarak ödül aldık. Satranç sporu, Türk satrancı, Türk kadını adına gurur duyuyorum. Çok mutluyuz. Hep böyle ödüller alsak da ülkemize ödüllerle dönsek. Uyguladığımız projeler bizi bu noktaya getirdi. Aldığım ödüle bu projelerin katkısı büyük. Herkes daha fazla hamle yapmalı. Hamle yapmak için de kesinlikle bir engel yok."

Uluslararası Satranç Federasyonunun (FIDE) 2022'yi "Satrançta kadın yılı" ilan ettiğine dikkati çeken Tulay, "Biz üç kadın ödül aldık. Avrupa Okullar Satranç Şampiyonası'nda sahneye çıkan 3 Türk kızımız da bize büyük gurur yaşattı. Bundan da ayrıca gurur duydum." diye konuştu.


Fotoğraf: Binnur Ege Gürün Koçak

Türk satrançının yeri

Gülkız Tulay, dünya satranç kamuoyunda Türkiye'nin son yıllarda ciddi karşılığının olduğunu vurgulayarak, "Dünya ve Avrupa satranç federasyonlarının, organizasyonlar eğer çok önceden planlanmamışsa ilk aklına gelen ülkelerden biri Türkiye oluyor. Türkiye'nin organizasyon becerisi, federasyonumuzun bu anlamdaki tecrübesi ses getiriyor." değerlendirmesini yaptı.

Sportif anlamda son dönemlerde kazanılan başarıların Türk satrancının olimpiyatlarda madalya hedefini çok net şekilde gösterdiğini belirten Tulay, "Uluslararası şampiyonalarda elde ettiğimiz başarılar Türk satrancının dünyada ve Avrupa'daki yerini tescilliyor." ifadesini kullandı.

Türkiye'de satrançta lisanslı sporcu sayısının tüm branşların önünde olduğuna dikkati çeken Gülkız Tulay, şöyle devam etti:

"Fotoğrafın çok güzel bir yerindeyiz. Lisanlı sporcu sayısında tüm branşların önünde açık ara yer alıyorsak iyi bir yerdeyiz demektir. Daha iyi olabilmek için de 7 gün 24 saat çalışıyoruz. Türkiye'de toplam lisanslı sporcu sayısı 11 milyona yakın. Bizim 1 milyon 90 bin lisanslı sporcumuz var. Yani neredeyse ülkedeki her 10 lisanslı sporcudan biri bizim. Fotoğrafta çok iyi bir yerdeyiz. Çok daha iyi yerlerde olmalıyız. Türkiye'yi bir satranç ülkesi yapmalıyız. Evet bu yönde çok önemli mesafe aldık ama daha fazla satrançtan bahsedilmeli, daha fazla satranç oynanmalı, satranç hayatımızda çok önemli bir yere gelmeli."

Geleceğe yatırım

Hayatında son 24 yılı satrancın içinde yaşadığını dile getiren Gülkız Tulay, "Satrancı, çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğine yatırım olarak görüyorum." dedi.

Satrancın her anlamda hedefe ulaşmak için bir amaç değil araç olması gerektiğini aktaran Tulay, şunları söyledi:

"Satrançla ilgilenen çocuklarımızın çoğu istedikleri liselere, üniversitelere rahatlıkla girebiliyor. Satranç sporuna ara vermeden yapabiliyorlar bunu. İş hayatında satrancın ne kadar faydalı olduğunu o hayata başladıklarında görecekler. Satranç günlük hayatımızla örtüşen bir branş. Odaklanmayı konsantre olmayı kazandırır. Çağımızın en önemli konularından biri zaman yönetimi. Bunu kazandırır. Dijital bağımlılığın ne kadar endişe verici olduğunu görüyoruz. Bunun önüne geçmek için satranç önemli. Satrancın en önemli konusu strateji ve bu da her alanda var. Stratejik düşünmek durumundayız."

Türkiye'de 30 bininci satranç sınıfını çok yakın zamanda açacaklarını kaydeden Tulay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Özel okullar dahil 45-50 bin okul var. Devlet okullarının hepsinde İş Bankası Satranç Sınıflarını açmışız. Okul öncesi programa satranç sınıflarını aldırma projemiz var. Bunu ana sponsorumuz İş Bankası ile proje bazlı yürüteceğiz. Protokol aşamasındayız. Satranç ailesine 1999 yılında dahil oldum. Bu süreçte satrancın kabul edilmesi, yaygınlaşması son derece güzel. Başkan olurken bu hayalimdi. Bugün bunu gerçekleştirdik. Parklardan bahçelerden geçerken büyük satranç alanları olsun istiyorum. En büyük hayalim ise satrancın en azından ilk okulun bir, iki ve üçüncü sınıflarında zorunlu ders olması. Bunun ülkemizin geleceği için çok önemli olduğunu görüyorum o nedenle de böyle bir hayal kuruyorum."
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_612c43a9978f251854d67de3c0aea92b-1661168322.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_612c43a9978f251854d67de3c0aea92b-1661168322.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_612c43a9978f251854d67de3c0aea92b-1661168322.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_612c43a9978f251854d67de3c0aea92b-1661168322.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/turk-satrancinin-odul-gururu-4317</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:37:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>150 yıl önce kazıda tahrip ettiği höyüğe yaklaştı</title>
                                <description><![CDATA[Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içinde 5 bin 500 yıllık geçmişe sahip Troya Antik Kenti'nde, 150 yıl önce Alman Heinrich Schliemann'ın kazı yap]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Dünya Kültür Mirası Listesi'nde bulunan, açık hava müzesi niteliğindeki Troya Antik Kenti'ndeki kazı çalışmaları tarihe ışık tutuyor.

Resmi kazıları 150 yıl önce başlayan ve pek çok arkeolojik keşfin yapıldığı Troya'dan çıkarılan eserler, antik kent girişinde yaklaşık 3,5 yıl önce açılan Troya Müzesi'nde sergileniyor.

Arkeologlar bu dönem kazılarında, Schliemann'ın yurt dışına kaçırdığı tarihi eserleri çıkardığı höyüğe ulaşmaya çalışıyor.

Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Aslan, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni, Türk Tarih Kurumunun desteği ve ana sponsor İÇDAŞ AŞ'nin sağladığı imkanlarla kazılara devam ettiklerini söyledi.

Homeros'un Troyası'nın ilklerin kenti olduğunu anlatan Aslan, "İlk kez 19'uncu yüzyılda bizlerin höyük, tabaka kazısı dediğimiz kazılar burada yapılıyor. İlk kez arkeolojik kazılarda fotoğrafla belgeleme burada yapılıyor. İlk koordinat sistemiyle çalışma burada yapılıyor. Yine arkeolojik kazıların filmle belgelenmesi Troya'da oluyor yani Troya arkeolojinin bilime dönüştüğü yer." dedi.

Osmanlı döneminde arkeolojik amaçlı ilk kamulaştırma çalışmasının Troya'da yapıldığını aktaran Aslan, "Dönemin Maarif Nazırı (Milli Eğitim Bakanı) Saffet Paşa'nın Schliemann'dan hızlı davranarak burayı kamulaştırarak Osmanlı Devleti'ne kazandırması ve buluntuların Osmanlı Devleti'nin müzelerine gitmesini sağlayan, kamulaştırılma çalışmasının olduğu yerde kazı yapıyoruz. Troya'da çalışanlar olarak Saffet Paşa'ya minnettarız." diye konuştu.

Prof. Dr. Aslan, önceki yıllarda başladıkları kazıları sürdürmelerinin yanında bu sene yaptıkları çalışmaların en önemlisinin, 1870-1873'te Schliemann'ın kazı yaptığı bölgeden attığı höyük toprağına inmeye başlamaları olduğuna dikkati çekti.

Heinrich Schliemann'ın höyüğü kazmaya başlayıp çıkan toprağı daha sonra yine bu höyüğün üzerine dolgu olarak attığını aktaran Aslan, şunları kaydetti:

"Schliemann'ın kazıp attığı topraklara ulaştık, 5 metre sonra da orijinal höyüğe iniyoruz. Yani Schliemann'ın kazıya başladığı höyük dolgusunun üzerindeyiz. Önümüzdeki dönemde burada hem arkeolojik hem buluntu açısından çok önemli sonuçlarla karşı karşıya kalacağız. Şu anda arazi çalışmasında özellikle ilk haftalarda 1870-1873'te Schliemann'ın kazıp attığı toprakları kaldırıp höyüğün orijinal toprağına inmeye çalışıyoruz. Birkaç gündür de höyüğün orijinal, Schliemann'ın kazılara başladığı dönemdeki dolgusunun üzerinde bulunuyoruz, bu çok önemli."
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_c1d0e050479985185601baf3262ef69b-1661167990.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_c1d0e050479985185601baf3262ef69b-1661167990.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_c1d0e050479985185601baf3262ef69b-1661167990.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_c1d0e050479985185601baf3262ef69b-1661167990.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/150-yil-once-kazida-tahrip-ettigi-hoyuge-yaklasti-4315</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:32:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Pakistan'da İmran Han'ın destekçileri protesto düzenledi</title>
                                <description><![CDATA[Pakistan'da eski Başbakan İmran Han'ın destekçileri, liderlerinin gözaltına alınma ihtimaline karşı ülke genelinde protesto gerçekleştirdi.
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ulusal basındaki haberlere göre, Pakistan Adalet Hareketi (PTI) partisi lideri Han'ın gözaltına alınmasının planlandığına ilişkin haberler sonrası eski Başbakan'ın destekçileri sokağa indi.

Lahor, Karaçi, Sialkot ve Peşaver gibi şehirlerde gösteri düzenleyen PTI destekçileri, hükümet karşıtı sloganlar attı.

Öte yandan gözaltı haberlerinin ardından İmran Han'ın başkentteki evinin çevresinde toplanan onlarca kişinin geceden bu yana bekleyişi sürüyor.

Han'ın İslamabad'ın dışındaki Bani Gala bölgesinde bulunan evinin çevresine de ek güvenlik gücü konuşlandırıldı.

Han'ın gözaltına alınıp alınmayacağı şimdilik belirsizliğini koruyor.

Han hakkında işlem başlatılmıştı



Pakistan'da Parlamentoda, 10 Nisan'da yapılan güven oylamasında, 174 "hayır" oyu alan İmran Han hükümeti düşmüştü.

Ülkede 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif'in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan'da Mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.

Han hakkında dün, "polis ve yargıcı tehdit ettiği" gerekçesiyle Terörle Mücadele Yasası kapsamında emniyet işlem başlatmıştı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/pakistanda-imran-hanin-destekcileri-protesto-duzenledi-4311</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:26:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yağışlarda son 3 günde en az 50 kişi öldü</title>
                                <description><![CDATA[Hindistan'ın kuzeyindeki Himaçal Pradeş eyaletinde ve ülkenin doğu kesimlerinde 19 Ağustos Cuma gününden bu yana etkili olan yağışlarda hayatını kaybedenlerin s]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Hindustan Times’ın haberine göre, Himaçal Pradeş eyaletinin Mandi, Kangra, Chamba ve Gohar semtleri felaketten en çok etkilenen yerler arasında. Bu bölgelerde 700’den fazla yol trafiğe kapatıldı.

Eyalette gelecek 5 gün boyunca orta ve şiddetli yağış uyarısı yapılırken, 24 Ağustos’a kadar alarm seviyesinin sarıda kalacağı bildirildi.

Mandi semtindeki sel ve heyelanlarda 13, Gohar’daki heyelanda 8 kişinin ölmesiyle Himaçal Pradeş eyaletinin farklı bölgelerinde şiddetli yağışlara bağlı olaylarda son 3 günde hayatını kaybedenlerin sayısı 36'ya yükseldi.

Uttarakhand eyaletinde 4, Odisha eyaletinde en az 6, Jharkhand eyaletinde ise 5 kişinin öldüğü bilgisi paylaşıldı.

Yağışlar nedeniyle binlerce kişi evinden oldu.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/yagislarda-son-3-gunde-en-az-50-kisi-oldu-4309</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:22:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Uşak'ta iplik fabrikasında yangın çıktı</title>
                                <description><![CDATA[Uşak Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir fabrikada çıkan yangına müdahale ediliyor.
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Uşak Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir fabrikada çıkan yangına müdahale ediliyor.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_ae935cf4c3f3be1cc7900192bb17cf09-1-1661167356.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_ae935cf4c3f3be1cc7900192bb17cf09-1-1661167356.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_ae935cf4c3f3be1cc7900192bb17cf09-1-1661167356.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_ae935cf4c3f3be1cc7900192bb17cf09-1-1661167356.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/usakta-iplik-fabrikasinda-yangin-cikti-4308</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:21:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Mısır'da döviz likidite sorunu yerel para birimini yeni bir dalgalı kur sistemine geçirir mi?</title>
                                <description><![CDATA[Mısır'da döviz likidite sorununa bağlı olarak değer kaybı yaşayan yerel para birimi cüneyh, mali ve para politikaları yetkililerini yorduğu gibi günlük olarak d]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Mısır'da yerel para birimi için Kasım 2016'dan itibaren paralel bir piyasa olmamasına rağmen döviz kuru bugünlerde tıpkı dalgalı günlerdeki gibi bir dönemden geçiyor.

Uluslararası yatırım bankaların, Mısır cüneyhinin değerinden yüzde 15 oranında daha yüksek fiyata satıldığına ilişkin yayımladığı rapordan sonra bu para birimi yaklaşık 4 aydır değer kaybı yaşıyor.

Bugün itibariyle Mısır piyasalarında bir ABD doları 19,1 cüneyhe tekabül ediyor. Cüneyh, yaklaşık 4 ay gibi bir sürede yüzde 17,8 oranında değer kaybı yaşadı.

Mısır Merkez Bankası Başkanı Tarık Amir’in bu hafta duyurduğu istifasının sebebi de gün yüzüne çıkmaya başladı. Bankacılık kulislerinden gelen bilgilere göre Amir'in istifa sebeplerinden biri, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yerel para birimi cüneyhin dalgalı kur sistemine geçmesi yönündeki talebi oldu.

Şu anda cüneyhin dalgalı kur rejimine geçmesi, IMF'den yeni bir kredi almaya çalışan Mısır için bir sorun haline gelmiş durumda.

Döviz vadeli işlem sözleşmeleri

ABD dolarının yerel para birimine karşı hızla yükselmesi de Mısır'a yeni bir yük getirdi. Nitekim temel ihtiyaçların başında gelen petrol ve tahıl ürünlerinin ithalatı için daha çok cüneyhle dolar almaya çalışılıyor. Bu da Mısır'da enflasyonun 2 haneli olarak kalmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Bloomberg Economics'e göre, Mısır'da ekonominin nefes alması ve açığın kapatılması için yerel para birimindeki değer kaybının yüzde 23'e ulaşması gerekiyor.

Mısır'da döviz vadeli işlem sözleşmeleri piyasasında geçen hafta, 3 aylık sözleşmeler için ABD doları 21 cüneyhe tekabül ediyordu.

Kasım 2016'da dalgalı kura ilk geçişi yapan Mısır, döviz kaynağının büyük bölümünü ihracattan ve yabancı yatırımcıdan gelen sıcak paradan sağlıyor.

Sıcak paranın ülkeden çıkışı

Sıcak paralar da istikrarlı olmadığı için yüksek karlar doğrultusunda her an bir piyasadan başka bir piyasaya geçebiliyor.

Mısır'da da turizm ve ihracat gelirleri başta olmak üzere döviz gelirlerindeki düşüş bu endişeleri arıtıyor. Bunların da ötesinde son 4 ay içinde ülkeden çıkış yapan döviz rakamları 20 milyar doları geçti.

Mısır, bu hızlı değişimler gölgesinde turizm ve ihracat gelirlerindeki gerilemenin sürmesi halinde yerel piyasalarda döviz likiditenin erimesi kriziyle karşı karşıya kalmaya devam edecek.

Ülkenin yerel para birimi cüneyhin yeni bir dalgalı kur sistemine geçiş yapmasıyla birlikte ise dış borçlanma hacmi büyüyeceği gibi yüzde 45'e ulaşan borç faizlerinin bütçeye oranı da yükselecek ve ödemelerde sorunlar baş gösterecek.

Aynı şekilde tıpkı 2016 yılındaki dalgalı kur sistemine geçişi sırasında servetlerinin yüzde 50'sini kaybettikleri gibi Mısırlı mevduat sahipleri ile orta tabakanın olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

Küresel finans piyasaları üzerinde baskı yaratan Rusya-Ukrayna savaşının bir sonucu olarak Mısır ekonomisi yeni zorluklarla karşı karşıya kaldı, ülkeden mart ayında 10 milyar dolardan fazla döviz çıkışı oldu.

Kahire yönetimi, IMF'nin yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi Körfez'deki Arap ülkelerinden 22 milyar dolardan fazla kredi istemişti.

Mısır'da giderek artan mali baskı sonucu Merkez Bankası rezervleri Temmuz 2022'de 33,14 milyar dolara kadar geriledi. Bu da 2017'den beri en dip rakamdır.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/misirda-doviz-likidite-sorunu-yerel-para-birimini-yeni-bir-dalgali-kur-sistemine-gecirir-mi-4307</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:20:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Ukraynalı boksör Usyk unvanlarını korudu</title>
                                <description><![CDATA[Ukraynalı Oleksandr Usyk, Büyük Britanyalı Anthony Joshua'yı yenerek Dünya Boks Birliği (WBA), Dünya Boks Organizasyonu (WBO), Uluslararası Boks Federasyonu (IB]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Suudi Arabistan'ın Cidde kentindeki Super Dome Salonu'nda yapılan ağır sıklet unvan maçında, çıktığı 19 müsabakadan da galip ayrılan Usyk ile kariyerindeki 26 karşılaşmanın 24'ünü kazanan Joshua karşılaştı. Rövanş müsabakasını, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman da izledi.

32 yaşındaki Joshua ilk karşılaşmaya göre daha agresif bir dövüş sergilese de Usyk, 12 raunt sonunda oy çokluğuyla ringden galip ayrıldı. Hakemlerden ikisi, Usyk'e yüksek puan (115-113 ve 116-112) verirken, bir hakem ise oyunu (115-113) Joshua'dan yana kullandı.

Beş büyük profesyonel boks organizasyonundan dördünün (WBA, WBO, IBF, IBO) ağır sıklet kemerinin sahibi Usyk böylece unvanlarını korudu.

35 yaşındaki Usyk. mücadelenin ardından "Bu zaferi ülkeme, aileme, ekibime ve bu ülkeyi savunan tüm orduya adıyorum." ifadesini kullandı.

"Tyson Fury'nin henüz emekli olmadığına ve benimle dövüşmek istediğine eminim." diyen Ukraynalı boksör, Dünya Boks Konseyi (WBC) ağır sıklet kemerini elinde tutan Büyük Britanyalı Fury'yi maç yapmaya çağırdı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_be4bd791920416903e998c11fed7790e-1661167186.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_be4bd791920416903e998c11fed7790e-1661167186.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_be4bd791920416903e998c11fed7790e-1661167186.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_be4bd791920416903e998c11fed7790e-1661167186.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/ukraynali-boksor-usyk-unvanlarini-korudu-4306</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:18:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Düzce'deki antik kentte Apollon heykeli bulundu</title>
                                <description><![CDATA[Düzce'nin milattan öncesine dayanan tarihinin gün ışığına çıkarıldığı Prusias ad Hypium Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarında Apollon heykeline ulaşıldı.
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Düzce Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Konuralp bölgesinde bulunan antik kentte, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izniyle yürütülen kazı çalışmalarında yeni bulgulara ulaşıldı.

Antik tiyatronun sahne önünde çalışma yapan Düzce Belediyesi kazı ekibi ve arkeologlar, başta Apollon olmak üzere heykeller buldu. Heykellerde iyileştirme yapmak için İstanbul Arkeoloji Müzesi ile iletişime geçildi.

"Apollon heykelinin bulunması Düzce tarihi için önemli bir dönüm noktasıdır"

Kazı alanında inceleme yapan Belediye Başkanı Faruk Özlü, kıymetli heykellerin gün yüzüne çıkarıldığını belirtti.

Konuralp'in Batı Karadeniz ve Düzce'nin kalbi olduğuna işaret eden Özlü, şunları kaydetti:

"Bir depremde kırıldığını tahmin ettiğimiz Apollon heykelinin iyileştirilmesi için İstanbul Arkeoloji Müzesi ile görüşeceğiz. Apollon heykelinin bulunması Düzce tarihi için önemli bir dönüm noktasıdır. Ortaya çıkan eserlere baktıkça Düzce'nin geçmişi ve tarihiyle ilgili geleceğe ışık tutan eserlerin gün ışığına çıkarılması son derece mutluluk veriyor."

Özlü, Düzce'nin tarihi bir şehir olduğunu aktararak, "Milattan öncesine kadar dayanan bir uygarlığa sahip bir şehre sahibiz. Konuralp antik kentinde, büyük bir medeniyeti ortaya çıkarıyoruz. Kazı çalışmalarımız sadece tiyatro ile kalmayacak. Ne kadar eser varsa onları günümüzle tanıştırmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_1d366bb6c9696fe1e4a0fe748285fc52-1661167108.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_1d366bb6c9696fe1e4a0fe748285fc52-1661167108.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_1d366bb6c9696fe1e4a0fe748285fc52-1661167108.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_1d366bb6c9696fe1e4a0fe748285fc52-1661167108.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/duzcedeki-antik-kentte-apollon-heykeli-bulundu-4305</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:17:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Hatay'ın sınır ilçesindeki çilek üreticileri kendi fidelerini yetiştiriyor</title>
                                <description><![CDATA[Hatay'ın sınır ilçesi Yayladağı'nda, maliyetleri azaltmak için başladıkları çilek fidesi üretimini yaygınlaştıran çiftçiler, bu yıl kendilerinin yetiştirdiği 2,]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İlçede tarımı geliştirme çalışmaları kapsamında Valilik öncülüğünde 2011'de 35 dekarda başlayan çilek üretimi, vatandaşların ilgisiyle 5 bin dekara ulaştı.

Çiftçiler, artan ürün talebini karşılamak ve yetiştirme maliyetini azaltmak için kendi fidelerini üretmeye karar verdi.

İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Yayladağı Ziraat Odası'ndan yardım alan üreticiler, anaç fideden aldıkları dallarla seralarda fide yetiştirmeye başladı.

Yeni sezon için ekimlerin devam ettiği ilçede, toprakla buluşacak 5 milyon çilek fidesinin 2,5 milyonu çiftçiler tarafından üretildi.

"Toplam girdi maliyeti 4'te1 oranında azaldı"

Yayladağı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Ballı, AA muhabirine, Suriye sınırındaki ilçede çilek üretimine ilginin her yıl arttığını belirtti.

Üreticilerin, kazandığı tecrübeyi fide yetiştiriciliğine yansıttığını ifade eden Ballı, "Çiftçilerimiz anaç fideden aldığı dalları tüplerde saçaklandırarak bu yıl 2,5 milyon çilek fidesi üretti. Toplam girdi maliyetini 4'te1 oranında azaltan üreticilerimizi destekliyoruz. İlçede fide üretiminin daha da artacağını tahmin ediyoruz." dedi.

Ballı, Yayladağı çileğini daha çok duyurmak istediklerini vurgulayarak, "Yayladağı çileği her geçen yıl Türkiye genelinde ve çevre ülkelerde yayılıyor. Kendi fidesini üreterek daha çok kazanan çiftçimiz, çilek üretimiyle bilinen Mersin'in Silifke ilçesine daha iyi rakip olacaktır. " diye konuştu.

İlçede bu yıl ekilecek 5 milyon çilek fidesinin yarısının çiftçiler tarafından üretilmesinin önemli olduğunu dile getiren Ballı, hasat sezonunda 12 bin tondan fazla rekolte beklediklerini sözlerine ekledi.

"Geçen yıl 25 bin fide ürettik, güzel verim alınca bu yıl 350 bine çıkardık"

İlçede 60 dekar alanda üretim yapan Şadi Hastaca da fide yetiştiriciliğinin maliyetleri azaltmada önemli rol oynadığını belirterek, "Çilek üreticiliğini 6 yıldır sürdürüyorum. Maliyetimizi düşürmek adına geçen yıl deneme amaçlı 25 bin tüplü fide yetiştirmiştik. Güzel verim alınca bu yıl sayıyı 350 bine çıkardık." ifadesini kullandı.

Çiftçi İbrahim Öter de bu yıl serasında yaklaşık 50 bin fide yetiştirdiğini kaydetti.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a38643efa1f71b48cbe542ddb0558968-1661158181.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a38643efa1f71b48cbe542ddb0558968-1661158181.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a38643efa1f71b48cbe542ddb0558968-1661158181.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a38643efa1f71b48cbe542ddb0558968-1661158181.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/hatayin-sinir-ilcesindeki-cilek-ureticileri-kendi-fidelerini-yetistiriyor-4304</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 11:48:00 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>