<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>Dünya</title>
                  <link>https://www.havadis32.com/dunya</link>
                  <description>En güncel Dünya Haberleri. Son dakika Dünya haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Doğu Guta'daki kimyasal silahlı katliam İdlib'de protesto edildi</title>
                                <description><![CDATA[Suriye'de Beşşar Esed rejiminin, 21 Ağustos 2013'te başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silahla 1400’ün üzerinde sivilin ölümüne yol açtığı saldırı, İd]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İdlib il merkezinde toplanan halk, "Adalet meşalesinin sönmesine izin vermeyeceğiz", "Mağdurlar adına sesimizi yükseltiyor ve onlar için adalet talep ediyoruz", "Esed rejiminin kimyasal silahlarla yaptığı katliamlar sadece kurbanlara değil tüm insanlığa karşıdır" ve "Kurbanların ruhları hala adaleti bekliyor" yazılı Arapça ve İngilizce dövizler taşıdı.

Gösteriye katılanlardan Firas Halife, AA muhabirine, Doğu Guta bölgesinde Esed rejiminin 21 Ağustos 2013'teki kimyasal katliamını hafızlarda tutmak için mumlar yaktıklarını söyledi.

Suriye İnsan Hakları Ağı verilerine göre, Esed rejimini düzenlediği saldırıda ölenlerin 1100’ünden fazlasının kadın ve çocuk olduğunu, 5 bin sivilin de zehirli gazdan etkilendiğini belirten Halife, "Siviller uyudukları sırada öldürüldü. Katliamın faillerinin aydınlatılmasını istiyoruz. Katilleri unutmak mümkün değil. Cezalandırılana kadar gündemde tutmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Gösteriye katılanlardan İsmail Abdullah da Doğu Guta ve tüm kimyasal silah katliamlarından kurtulanların ailelerinin seslerinin duyulması için gösteri düzenlediklerini dile getirdi.

Seslerini yükselterek adalet arayışında olduklarını vurgulayan Abdullah, "Uluslararası toplumdan kararlı adımlar atmasını talep ediyoruz." dedi.

Doğu Guta katliamı

Esed rejimi, 21 Ağustos 2013'te başkent Şam’ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silaha başvurarak, 1400’in üzerinde sivili öldürmüştü.

Katliamda, çoğu kadın ve çocuk binlerce sivil de zehirli gazlardan etkilenmişti.

Katliamın ardından Doğu Guta, 2018'de de Beşşar Esed rejiminin en sıkı ablukasını uyguladığı, neredeyse tüm silahları kullandığı bölge haline gelmişti.

Bölgedeki muhalifler, Esed rejimi ve Rusya ile yaptıkları mecburi anlaşma neticesinde Nisan 2018'de Doğu Guta'yı boşaltmak zorunda kalmıştı.

5 yıllık kuşatmadan çıkan siviller, halihazırda ülkenin kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki alanlarda yaşam mücadelesi veriyor.

Suriye İnsan Hakları Ağının raporuna göre, Esed rejimi, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından muhaliflerin kontrolündeki yerleşimlere 217 kez kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdi.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/dogu-gutadaki-kimyasal-silahli-katliam-idlibde-protesto-edildi-4302</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 11:43:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Mısır'da döviz likidite sorunu yerel para birimini yeni bir dalgalı kur sistemine geçirir mi?</title>
                                <description><![CDATA[Mısır'da döviz likidite sorununa bağlı olarak değer kaybı yaşayan yerel para birimi cüneyh, mali ve para politikaları yetkililerini yorduğu gibi günlük olarak d]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Mısır'da yerel para birimi için Kasım 2016'dan itibaren paralel bir piyasa olmamasına rağmen döviz kuru bugünlerde tıpkı dalgalı günlerdeki gibi bir dönemden geçiyor.

Uluslararası yatırım bankaların, Mısır cüneyhinin değerinden yüzde 15 oranında daha yüksek fiyata satıldığına ilişkin yayımladığı rapordan sonra bu para birimi yaklaşık 4 aydır değer kaybı yaşıyor.

Bugün itibariyle Mısır piyasalarında bir ABD doları 19,1 cüneyhe tekabül ediyor. Cüneyh, yaklaşık 4 ay gibi bir sürede yüzde 17,8 oranında değer kaybı yaşadı.

Mısır Merkez Bankası Başkanı Tarık Amir’in bu hafta duyurduğu istifasının sebebi de gün yüzüne çıkmaya başladı. Bankacılık kulislerinden gelen bilgilere göre Amir'in istifa sebeplerinden biri, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yerel para birimi cüneyhin dalgalı kur sistemine geçmesi yönündeki talebi oldu.

Şu anda cüneyhin dalgalı kur rejimine geçmesi, IMF'den yeni bir kredi almaya çalışan Mısır için bir sorun haline gelmiş durumda.

Döviz vadeli işlem sözleşmeleri

ABD dolarının yerel para birimine karşı hızla yükselmesi de Mısır'a yeni bir yük getirdi. Nitekim temel ihtiyaçların başında gelen petrol ve tahıl ürünlerinin ithalatı için daha çok cüneyhle dolar almaya çalışılıyor. Bu da Mısır'da enflasyonun 2 haneli olarak kalmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Bloomberg Economics'e göre, Mısır'da ekonominin nefes alması ve açığın kapatılması için yerel para birimindeki değer kaybının yüzde 23'e ulaşması gerekiyor.

Mısır'da döviz vadeli işlem sözleşmeleri piyasasında geçen hafta, 3 aylık sözleşmeler için ABD doları 21 cüneyhe tekabül ediyordu.

Kasım 2016'da dalgalı kura ilk geçişi yapan Mısır, döviz kaynağının büyük bölümünü ihracattan ve yabancı yatırımcıdan gelen sıcak paradan sağlıyor.

Sıcak paranın ülkeden çıkışı

Sıcak paralar da istikrarlı olmadığı için yüksek karlar doğrultusunda her an bir piyasadan başka bir piyasaya geçebiliyor.

Mısır'da da turizm ve ihracat gelirleri başta olmak üzere döviz gelirlerindeki düşüş bu endişeleri arıtıyor. Bunların da ötesinde son 4 ay içinde ülkeden çıkış yapan döviz rakamları 20 milyar doları geçti.

Mısır, bu hızlı değişimler gölgesinde turizm ve ihracat gelirlerindeki gerilemenin sürmesi halinde yerel piyasalarda döviz likiditenin erimesi kriziyle karşı karşıya kalmaya devam edecek.

Ülkenin yerel para birimi cüneyhin yeni bir dalgalı kur sistemine geçiş yapmasıyla birlikte ise dış borçlanma hacmi büyüyeceği gibi yüzde 45'e ulaşan borç faizlerinin bütçeye oranı da yükselecek ve ödemelerde sorunlar baş gösterecek.

Aynı şekilde tıpkı 2016 yılındaki dalgalı kur sistemine geçişi sırasında servetlerinin yüzde 50'sini kaybettikleri gibi Mısırlı mevduat sahipleri ile orta tabakanın olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

Küresel finans piyasaları üzerinde baskı yaratan Rusya-Ukrayna savaşının bir sonucu olarak Mısır ekonomisi yeni zorluklarla karşı karşıya kaldı, ülkeden mart ayında 10 milyar dolardan fazla döviz çıkışı oldu.

Kahire yönetimi, IMF'nin yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi Körfez'deki Arap ülkelerinden 22 milyar dolardan fazla kredi istemişti.

Mısır'da giderek artan mali baskı sonucu Merkez Bankası rezervleri Temmuz 2022'de 33,14 milyar dolara kadar geriledi. Bu da 2017'den beri en dip rakamdır.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/misirda-doviz-likidite-sorunu-yerel-para-birimini-yeni-bir-dalgali-kur-sistemine-gecirir-mi-4307</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:20:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yağışlarda son 3 günde en az 50 kişi öldü</title>
                                <description><![CDATA[Hindistan'ın kuzeyindeki Himaçal Pradeş eyaletinde ve ülkenin doğu kesimlerinde 19 Ağustos Cuma gününden bu yana etkili olan yağışlarda hayatını kaybedenlerin s]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Hindustan Times’ın haberine göre, Himaçal Pradeş eyaletinin Mandi, Kangra, Chamba ve Gohar semtleri felaketten en çok etkilenen yerler arasında. Bu bölgelerde 700’den fazla yol trafiğe kapatıldı.

Eyalette gelecek 5 gün boyunca orta ve şiddetli yağış uyarısı yapılırken, 24 Ağustos’a kadar alarm seviyesinin sarıda kalacağı bildirildi.

Mandi semtindeki sel ve heyelanlarda 13, Gohar’daki heyelanda 8 kişinin ölmesiyle Himaçal Pradeş eyaletinin farklı bölgelerinde şiddetli yağışlara bağlı olaylarda son 3 günde hayatını kaybedenlerin sayısı 36'ya yükseldi.

Uttarakhand eyaletinde 4, Odisha eyaletinde en az 6, Jharkhand eyaletinde ise 5 kişinin öldüğü bilgisi paylaşıldı.

Yağışlar nedeniyle binlerce kişi evinden oldu.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/yagislarda-son-3-gunde-en-az-50-kisi-oldu-4309</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:22:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Pakistan'da İmran Han'ın destekçileri protesto düzenledi</title>
                                <description><![CDATA[Pakistan'da eski Başbakan İmran Han'ın destekçileri, liderlerinin gözaltına alınma ihtimaline karşı ülke genelinde protesto gerçekleştirdi.
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ulusal basındaki haberlere göre, Pakistan Adalet Hareketi (PTI) partisi lideri Han'ın gözaltına alınmasının planlandığına ilişkin haberler sonrası eski Başbakan'ın destekçileri sokağa indi.

Lahor, Karaçi, Sialkot ve Peşaver gibi şehirlerde gösteri düzenleyen PTI destekçileri, hükümet karşıtı sloganlar attı.

Öte yandan gözaltı haberlerinin ardından İmran Han'ın başkentteki evinin çevresinde toplanan onlarca kişinin geceden bu yana bekleyişi sürüyor.

Han'ın İslamabad'ın dışındaki Bani Gala bölgesinde bulunan evinin çevresine de ek güvenlik gücü konuşlandırıldı.

Han'ın gözaltına alınıp alınmayacağı şimdilik belirsizliğini koruyor.

Han hakkında işlem başlatılmıştı



Pakistan'da Parlamentoda, 10 Nisan'da yapılan güven oylamasında, 174 "hayır" oyu alan İmran Han hükümeti düşmüştü.

Ülkede 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif'in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan'da Mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.

Han hakkında dün, "polis ve yargıcı tehdit ettiği" gerekçesiyle Terörle Mücadele Yasası kapsamında emniyet işlem başlatmıştı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/pakistanda-imran-hanin-destekcileri-protesto-duzenledi-4311</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:26:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title> 'Nüfuz genişletme' mücadelesi yaşanıyor.</title>
                                <description><![CDATA[Libya'da varlık gösteren silahlı güçlerin bağlı olduğu gruplar ve ittifakları sıklıkla değişiyor, bu da ülkedeki "nüfuz haritasında" her an ciddi anlamda değişi]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Libya'da Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Temsilciler Meclisi (TM) tarafından Başbakan atanan Fethi Başağa arasındaki siyasi bölünme ve nüfuz mücadelesi askeri kurumlar dahil diğer alanları da kapsıyor.

Başağa hükümetinin nüfuz alanı, Halife Hafter yanlısı güçlerin kontrolündeki doğu ve güney bölgelerin tamamına yayılıyor. Başkent Trablus'un içinde yer aldığı ülkenin batı bölgesi ise Dibeybe ve Başağa hükümetlerinin nüfuzlarını genişletme çekişmelerine sahne oluyor.

Ülkenin batı, doğu ve güney bölgelerindeki nüfuz haritası, mevcut ittifakların ve silahlı güçlerin değişimiyle yeniden şekillenebiliyor.

Batı bölgesi

Hem Dibeybe hem Başağa'nın Libya'nın batısındaki Misrata kenti sakinlerinden olmaları dolayısıyla bölgede büyük bir nüfuz çekişmesi yaşanıyor.

UBH Başbakanı Dibeybe ve TM'nin başbakan olarak atadığı Başağa, Misrata ve başkent Trablus'un yanı sıra yabancı diplomatik temsilcilikleri ile hükümet kurumlarının merkezlerini içinde bulunduran batı bölgesine hükmetmek için sıkı bir mücadele veriyor.

Batı bölgesinin en önemli kenti Trablus, neredeyse tamamen Dibeybe hükümetinin hakimiyetinde yer alıyor. UBH'nin Trablus'taki kontrolünü sağlayan güçler, "hükümete bağlı askeri birliklerin yanı sıra Anayasa ve seçimleri koruma gücü, istikrarı destekleme birimi ve şehrin kenar mahallelerinde konuşlanan diğer bazı birimlerden" oluşuyor.

Trablus'ta Başağa hükümetini destekleyenler arasında ise kentteki belediyelerden Suk Cuma'daki silahlı bir birim yer alıyordu. Ancak daha önce Başağa'nın kente girişini sağlama görevi sırasında çıkan çatışmalar sonucu kentteki nüfuzuna sınırlama getirildi.

Başkentin 200 kilometre doğusunda yer alan Misrata kenti de batı bölgesinin en güçlü askeri birliklerini sınırlarında bulunduruyor. Misrata'daki terörle mücadelede uzman "Ortak Operasyonu Gücü" Dibeybe hükümetinden yana saf tutarken, bölgedeki Hıttin ve El-Mahcub birimleri ise Başağa yanlısı olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte Misrata'da silahlı birimlerin çoğunluğu, iç savaş ihtimallerine karşı tarafsızlıklarını korumaya çalışıyor.

Trablus'a 50 kilometre batıdan komşu Zaviye kenti de Dibeybe ve Başağa hükümetleri arasında bölünmüş durumda.

Özellikle görevden alınan Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı Mustafa Sanallah'a yakın silahlı grupların Trablus'a karşı cephe almasıyla Başağa ve Dibeybe yanlısı güçler açısından yeni bir denge oluştu.

Başkentin 170 kilometre güneybatısında yer alan Zintan ise Batı Bölgesi Ortak Operasyonlar Odası Komutanı olan Usame el-Cuveyli Tugaylarının kontrolü altında bulunuyor. Cuveyli Tugayları, Başağa hükümetiyle ittifak halinde.

Zintan'da ayrıca Hafter yanlısı pasif güçler de var. 2020 yazındaki yenilgide kentten çekilmeyen Hafter, böylece orada bir aşiret desteği edindi.

Trablus ile Nefus Dağı arasında yer alan Reşfane bölgesinde ise El-Aziziye başta olmak üzere pek çok belde yer alıyor. Reşfane bölgesi, Cuveyli'ye bağlı Muammer ed-Dari liderliğindeki 55. Tugay'ın kontrolünde.

Tamamı Dibeybe hükümeti taraftarı Nalut, Yafran, Kabavu ve Jadu gibi batı dağlarında dağılmış durumda olan Amazig beldelerinde hafif ve orta silahlara sahip küçük askeri konseyler bulunuyor. Bu konseyler, ülkenin Tunus ile sınırında yer alan Vazin-Zehibe Sınır Kapısı'nı kontrol altında tutuyor.

Trablus ile Tunus sınırını birbirine bağlayan, Zaviye'nin yanı sıra Surman, Sabrata'nın yer aldığı batı sahil bölgesi, Amazig kenti olan ve Ras Cedir Sınır Kapısı yakınlarındaki Zuvara başta olmak üzere Dibeybe hükümetine bağlı bulunuyor.

Surman ve Sabrata'nın rolleri diğerlerine göre biraz daha sınırlı. Bu bölgeleri kontrol altında tutan Tümgeneral Salahaddin en-Nemruş, UBH'ye bağlı olmasına rağmen tarafsızlığını ilan etmişti.

Doğu Bölgesi (Burka Bölgesi)

Ülkenin doğu bölgesi Halife Hafter güçleri, Başağa, TM Başkanı Akile Salih tarafından kontrol altında tutuluyor.

Ancak TM tarafından atanan hükümetin, Trablus'taki görevlerini fiili olarak yerine getirmemesi, Merkez Bankasından bütçe alamaması ve göreve başladığı mart ayından bu yana uluslararası tanınırlığa ulaşamaması göz önüne alındığında Hafter'in Başağa'ya desteği sorgulanır hale geldi.

Libya Ulusal Petrol Şirketi Başkanı Mustafa Sanallah'ın görevden alınması ve yerine Hafter'e yakın bir ismin getirilmesinin ardından Hafter'in kontrolündeki bölgelerde yer alan petrol sahaları ve limanların kapatılması işine son verilmesi, mevcut ittifakların değişmesi olasılığının bir göstergesi.

Güney bölgesi (Fizan Bölgesi)

Doğu bölgesi gibi bölgenin merkezi Sebha başta olmak üzere Fizan'ın kentleri ve beldelerinin çoğu Hafter güçlerinin kontrolü altında bulunuyor. Hafter'in muvafakatı olmaksızın Başağa hükümetinin bu bölgede fiili bir yetkisi yok.

Buna karşın Dibeybe hükümeti, UBH'ye bağlı Korgeneral Ali Kinne'nin küçük askeri birliklerinin bulunduğu Ubari ve Gat kentleri arasındaki Tuareg bölgeleri ile ülkenin en güneyinde Çad sınırı yakınlarında bulunan ve Tebu kabilesinin kontrolü altındaki Murzuk beldesinde sınırlı bir nüfuza sahip.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/nufuz-genisletme-mucadelesi-yasaniyor-4319</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:40:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'la görüştü</title>
                                <description><![CDATA[]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi yaparak İran bağlamında ilan edilen ateşkesi ve bölgedeki güncel gelişmeleri ele aldı.

ANKARA (İGFA) -Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, İran Ateşkesi ve bölgesel gelişmeleri görüştü.

İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan görüşmeye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile dün gece itibarıyla İran konusunda ilan edilen ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 gün süren zorlu süreç sonrası aralanan iki haftalık fırsat penceresinin kalıcı barış için iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı ve sürecin sabote edilmesine izin verilmemesi çağrısında bulundu. Erdoğan, görüşmede ayrıca Pakistan başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle yürütülen çözüm çabalarına Türkiye’nin desteğinin artarak devam edeceğini de ifade etti.

Liderler, bölgesel istikrar ve güvenliğe ilişkin iş birliğinin önemine vurgu yaptı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1775663248-149_large.webp</image>
                                <media:content url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1775663248-149_large.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1775663248-149_large.webp"/>
                                <enclosure url="https://www.havadis32.com/content/uploads/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-trump-la-gorustu-1775663248-149_large.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.havadis32.com/cumhurbaskani-erdogan-trumpla-gorustu-4331</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>